"culpable" in Turkish
Definition
Birinin kötü ya da yanlış bir şey yapmasından sorumlu olup suçlanmayı hak ettiği durumlar için kullanılır; genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve hukuki metinlerde daha sık görülür. 'culpable of a crime' gibi ifadelerde sorumluluk belirtir. 'guilty' kadar kesin yargı içermez.
Examples
The court found him culpable for the accident.
Mahkeme onu kazadan dolayı **kusurlu** buldu.
Is she culpable of breaking the rules?
Kuralları çiğnemekten **kusurlu** mu?
They were not culpable for the loss.
Bu kayıptan dolayı **kusurlu** değillerdi.
Nobody said you were culpable—we just want to know what happened.
Kimse sana **kusurlu** olduğunu söylemedi—sadece ne olduğunu bilmek istiyoruz.
The company was found culpable of neglecting safety procedures.
Şirket, güvenlik prosedürlerini ihmal etmekten **kusurlu** bulundu.
His actions were wrong, but not legally culpable.
Yaptıkları yanlıştı ama hukuken **kusurlu** değildi.