아무 단어나 입력하세요!

"crusading" in Turkish

mücadelecisefere çıkan (mecazi anlamda)

Definition

Bir amacı ya da değişimi sağlamak için tutkulu şekilde aktif olarak mücadele etmek.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla adalet veya reform için kullanılan ('crusading journalist'), olumlu ama bazen aşırıya kaçan bir mücadele tonuna sahiptir.

Examples

She is crusading for children's rights.

O, çocuk hakları için **mücadele ediyor**.

The group is crusading against pollution.

Grup, kirliliğe karşı **mücadele ediyor**.

He spent years crusading for equal pay.

O, eşit ücret için yıllarca **mücadele etti**.

Many journalists are crusading to expose corruption these days.

Günümüzde birçok gazeteci yolsuzluğu ortaya çıkarmak için **mücadele ediyor**.

They've been crusading for better healthcare for a decade.

Onlar on yıldır daha iyi sağlık hizmetleri için **mücadele ediyor**.

Linda is always crusading for some new cause—she never gives up!

Linda her zaman yeni bir amaç için **mücadele ediyor**—asla pes etmez!