아무 단어나 입력하세요!

"creased" in Turkish

buruşmuşkırışmış (keskin çizgili)

Definition

Bir şeyin katlanması, bastırılması veya ezilmesi sonucunda belirgin çizgi veya kat izlerinin oluşması durumudur. Çoğunlukla kıyafetler veya kağıt için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Keskin, belirgin çizgili buruşuklukları ifade eder. Özellikle gömlek, pantolon ve kağıt gibi şeylerde kullanılır; 'wrinkled'dan daha resmidir.

Examples

My shirt was creased after sitting for a long time.

Uzun süre oturunca gömleğim **buruşmuştu**.

He handed me a creased piece of paper.

Bana **buruşmuş** bir kağıt parçası verdi.

The letter was old and creased in many places.

Mektup eskiydi ve birçok yerinden **buruşmuştu**.

Don't wear those creased pants to the interview.

O **buruşmuş** pantolonu mülakata giymemelisin.

Her forehead was creased with worry.

Alnı endişeyle **kırışmıştı**.

The map was so creased I could barely read it.

Harita o kadar **buruşmuştu** ki neredeyse okuyamıyordum.