"crackles" in Turkish
Definition
Ateş yanarken, tahta kırılırken veya radyoda olduğu gibi küçük ve keskin sesler çıkarmak. Tıbbi bağlamda akciğerden gelen bazı sesleri de ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Ateş, radyo, yemek pişirme ve tıbbi (akciğer) sesler için kullanılır. Tek ve yüksek sesler için uygun değildir.
Examples
The campfire crackles in the dark.
Kamp ateşi karanlıkta **çıtırdar**.
The old radio crackles every time I turn it on.
Eski radyo her açtığımda **çıtırdıyor**.
Bacon crackles in the pan.
Tavada pastırma **çıtırdar**.
Her laughter crackles through the room, making everyone smile.
Onun kahkahası odayı **çıtırdayarak** dolaşır ve herkesi gülümsetir.
The doctor's stethoscope picks up crackles when she breathes.
Doktorun stetoskopu, o nefes alırken **ral** duyar.
The ice under our feet crackles as we walk across the frozen lake.
Ayaklarımızın altındaki buz, donmuş gölde yürürken **çıtırdar**.