"corresponding" in Turkish
Definition
Başka bir şeyle bağlantılı veya ona uygun olan; doğrudan bir ilişkisi ya da bağlantısı olan.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya teknik konularda kullanılır. 'corresponding to', 'corresponding parts', 'corresponding number' gibi ifadelerde görülür. Konum, rol veya işlev açısından denk gelen şeyler için kullanılır; fiil olarak kullanılmaz.
Examples
Please find the corresponding page in your book.
Kitabınızda **ilgili** sayfayı bulun lütfen.
Each question has a corresponding answer.
Her sorunun bir **karşılık gelen** cevabı vardır.
The numbers in the chart and the corresponding colors match.
Grafikteki sayılar ve **ilgili** renkler eşleşiyor.
If you move to section B, you'll see the corresponding changes in the diagram.
B bölümüne geçerseniz diyagramdaki **karşılık gelen** değişiklikleri göreceksiniz.
Send me the corresponding files for these projects when you have a chance.
Fırsatınız olunca bu projelerin **ilgili** dosyalarını gönderin.
My passport and the corresponding visa were both approved last week.
Pasaportum ve **ilgili** vizem geçen hafta onaylandı.