"convergence" in Turkish
Definition
Farklı yönlerden gelen şeylerin bir araya gelerek tek bir bütün haline gelmesi sürecidir. Bilim, teknoloji ve iş dünyasında sıkça kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve teknik bir ifadedir; özellikle bilim, teknoloji ve iş dünyasında kullanılır. 'Yakınsama noktası', 'teknolojik yakınsama' gibi kalıplarla geçer. 'Conversion' ile karıştırmayın.
Examples
The convergence of the two rivers forms a large lake.
İki nehrin **yakınsaması** büyük bir göl oluşturur.
Scientists study the convergence of animal behaviors in similar environments.
Bilim insanları, benzer ortamlarda hayvan davranışlarının **yakınsamasını** inceliyor.
There is a convergence between art and technology today.
Günümüzde sanat ile teknoloji arasında bir **yakınsama** var.
We're seeing a rapid convergence of digital platforms in the market.
Piyasada dijital platformların hızlı bir **yakınsamasına** tanık oluyoruz.
The city's growth is due to the convergence of different cultures and ideas.
Şehrin büyümesi, farklı kültür ve fikirlerin **birleşmesine** bağlıdır.
After hours of debate, there was finally a convergence of opinions.
Saatler süren tartışmalardan sonra sonunda fikirlerin **yakınsaması** sağlandı.