"contrasts" in Turkish
Definition
'Zıtlıklar' nesneler veya durumlar arasındaki belirgin farklılıklar anlamına gelir; fiil olarak ise farkları göstermek için karşılaştırmak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kelime sanat, yazı ve tartışmalarda farklılıkları öne çıkarmak için sık kullanılır. 'Sharp contrasts' çok belirgin farklar için, 'contrasts with' ise -ile zıtlık oluşturmak anlamında geçer. 'Compare' ise hem benzerlik hem de farklılık gösterebilir; karıştırmayın.
Examples
The two paintings show strong contrasts in color.
İki tablo, renkte güçlü **zıtlıklar** gösteriyor.
She contrasts her hometown with the big city in her essay.
O, makalesinde memleketiyle büyük şehri **karşılaştırır**.
There are clear contrasts between day and night.
Gece ve gündüz arasında belirgin **zıtlıklar** vardır.
Modern architecture often contrasts sharply with historical buildings.
Modern mimari genellikle tarihi yapılarla keskin **zıtlıklar** oluşturur.
Her bright dress contrasts beautifully with the dark sky.
Parlak elbisesi, karanlık gökyüzüyle güzel bir şekilde **zıtlık** oluşturuyor.
Traveling abroad really contrasts with staying at home all year.
Yurtdışına seyahat etmek, tüm yıl evde kalmakla gerçekten **zıtlık** oluşturur.