"contrasting" in Turkish
Definition
Birbirinden kolayca ayırt edilebilen derecede farklı olan şeyleri tanımlamak için kullanılır. Özellikle renkler, fikirler, tarzlar veya nesneler arasındaki belirgin farkları vurgular.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla isimlerden önce gelir ('contrasting colors', 'contrasting ideas'). Bu bir sıfattır, fiil değildir. 'Different'tan daha resmi olup belirgin farkı öne çıkarır. Sanat, tasarım ve akademik ortamlarda sıkça kullanılır.
Examples
The painting uses contrasting colors to catch your eye.
Tablo, dikkat çekmek için **zıt** renkler kullanıyor.
She wore a contrasting black and white outfit.
Siyah ve beyazdan oluşan **zıt** bir kıyafet giydi.
The two books have contrasting themes.
Bu iki kitabın **zıt** temaları var.
I love the contrasting flavors in sweet and sour dishes.
Tatlı ve ekşi yemeklerdeki **zıt** tatları seviyorum.
The designer picked two contrasting fabrics to make the dress stand out.
Tasarımcı, elbiseyi öne çıkarmak için iki **zıt** kumaş seçti.
You can see their contrasting personalities in the way they talk to people.
Onların **zıt** kişiliklerini insanlarla konuşma şekillerinden anlayabilirsin.