아무 단어나 입력하세요!

"contradicted" in Turkish

çelişmekkarşı çıkmakters düşmek

Definition

Birinin söylediğinin yanlış olduğunu söylemek ya da tam tersini ileri sürmek. Ayrıca iki bilgi ya da ifadenin birbirini tutmaması için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya nötr ortamlarda, tartışma ve görüşmelerde kullanılır. 'contradicted himself/herself' deyimi 'kendiyle çelişmek' demektir. Sadece 'katılmamak'tan daha güçlü bir ifadedir.

Examples

She contradicted his statement in front of everyone.

Herkesin önünde onun açıklamasına **karşı çıktı**.

The facts contradicted his story.

Gerçekler onun hikayesiyle **çelişti**.

He realized he had contradicted himself.

Kendiyle **çeliştiğinin** farkına vardı.

I hate being contradicted when I know I'm right.

Haklı olduğumu bildiğimde **çelişilmesinden** nefret ediyorum.

Her actions often contradicted her words.

Onun hareketleri çoğu zaman sözleriyle **çelişiyordu**.

He looked surprised when someone contradicted him in the meeting.

Toplantıda biri ona **karşı çıkınca** şaşkın göründü.