아무 단어나 입력하세요!

"contemporaries" in Turkish

çağdaşlar

Definition

Bir kişiyle aynı zamanda yaşamış, özellikle benzer yaşta veya aynı dönemde olan insanlar.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla tarihî, biyografik veya akademik karşılaştırmalarda kullanılır. Nesneler için değil, insanlar için kullanılır.

Examples

Many of Einstein's contemporaries respected his theories.

Einstein’ın birçok **çağdaşı** teorilerini saygıyla karşıladı.

Shakespeare and Cervantes were contemporaries.

Shakespeare ve Cervantes **çağdaştı**.

Your contemporaries are people who are about your age.

Senin **çağdaşların**, seninle yaşıt kişilerdir.

Unlike most of his contemporaries, he preferred to work alone.

Çoğu **çağdaşı**nın aksine, o yalnız çalışmayı tercih ediyordu.

Some of my best friends are my college contemporaries.

En iyi arkadaşlarımın bazıları üniversite **çağdaşlarım**dır.

Artists often get inspired by their contemporaries, not just the masters of the past.

Sanatçılar, yalnızca geçmişin ustalarından değil, kendi **çağdaşlarından** da ilham alırlar.