"constitutes" in Turkish
Definition
Bir şeyin tamamını oluşturmak ya da bir şey olarak sayılmak anlamına gelir; genellikle resmi ve hukuki bağlamlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çok resmi bir kelimedir; hukuki, akademik ve bilimsel metinlerde sıkça geçer. 'constitutes a crime', 'constitutes a violation' gibi ifadelerde kullanılır. Gündelik konuşmada nadiren kullanılır.
Examples
Stealing constitutes a crime in most countries.
Hırsızlık çoğu ülkede suç **sayılır**.
Ten students constitute the entire class.
On öğrenci tüm sınıfı **oluşturur**.
A smile doesn't always constitute happiness.
Bir gülümseme her zaman mutluluğu **oluşturmaz**.
A broken window doesn’t necessarily constitute an emergency.
Kırık bir pencere mutlaka acil durum **teşkil etmez**.
What constitutes a healthy relationship is different for everyone.
Sağlıklı bir ilişkiyi **oluşturan** şey herkes için farklıdır.
Sending spam emails constitutes a violation of company policy.
Spam e-posta göndermek şirket politikası ihlali **teşkil eder**.