"consolidating" in Turkish
Definition
Parçaları birleştirerek veya farklı şeyleri tek bir bütün haline getirerek daha güçlü veya sağlam bir duruma getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve iş dünyasında ('consolidating debts', 'consolidating power') kullanılır. Fiziksel karışımlarda değil, soyut durumlarda kullanılır.
Examples
They are consolidating several small companies into one large company.
Birkaç küçük şirketi tek bir büyük şirket haline **konsolide ediyorlar**.
The new manager is consolidating different teams to improve efficiency.
Yeni müdür, verimliliği artırmak için farklı ekipleri **konsolide ediyor**.
We are consolidating our knowledge by reviewing the lessons.
Dersleri tekrar ederek bilgimizi **konsolide ediyoruz**.
After merging, the company focused on consolidating its market position.
Birleşmeden sonra şirket, piyasa konumunu **konsolide etmeye** odaklandı.
He's been consolidating his power since he became the director.
O, müdür olduktan beri gücünü **konsolide ediyor**.
Moving to one office is all about consolidating resources and saving money.
Tek bir ofise taşınmak tamamen kaynakları **konsolide etmek** ve para tasarrufu sağlamak içindir.