아무 단어나 입력하세요!

"confronting" in Turkish

yüzleşmek

Definition

Zor, rahatsız edici ya da hoş olmayan bir durumla doğrudan yüzleşmek veya biriyle açıkça hesaplaşmak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya yarı-resmi ortamlarda kullanılır. Duygusal açıdan sarsıcı şeyler için de kullanılabilir ('a confronting image'). Sık kullanılan kalıplar: 'confronting a problem', 'confronting someone'. Bazen cesaret göstermek anlamına gelir.

Examples

She is confronting her fears every day.

O her gün korkularıyla **yüzleşiyor**.

He is confronting a difficult decision at work.

O iş yerinde zor bir kararla **yüzleşiyor**.

They are confronting the problem together.

Onlar sorunu birlikte **yüzleşiyorlar**.

Seeing the news was really confronting—it made me think deeply about the world.

Haberleri izlemek gerçekten çok **sarsıcıydı**—bu beni dünya hakkında derin düşünmeye itti.

I don't like confronting people, but sometimes it's necessary to solve problems.

İnsanlarla **yüzleşmeyi** sevmem ama bazen sorunları çözmek için gereklidir.

The most confronting part of the movie made the audience silent.

Filmin en **sarsıcı** kısmı izleyicileri sessizleştirdi.