"concussive" in Turkish
Definition
Şiddetli bir darbe veya patlamayla vücutta veya beyinde sarsıntı, sarsıcı etki veya beyin sarsıntısı yaratan durumu tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Tıp, askeriye ve mühendislikte yaygındır. Genellikle 'concussive trauma' (beyin sarsıntısı travması), 'concussive blast' (sarsıcı patlama) ifadelerinde kullanılır. Sıradan ağrılar için değil, sarsıcı, beyin sarsıntısı yaratıcı etkiler için uygundur.
Examples
The bomb created a concussive wave.
Bomba **sarsıcı** bir dalga oluşturdu.
He suffered a concussive injury during the game.
Maçta **sarsıcı** bir yaralanma yaşadı.
Doctors are trained to recognize concussive symptoms.
Doktorlar **sarsıcı** belirtileri tanımak için eğitilmiştir.
The explosion was so concussive it rattled every window in the house.
Patlama o kadar **sarsıcıydı** ki evdeki tüm camlar sallandı.
They used concussive force to break open the door.
Kapıyı kırmak için **sarsıcı** bir güç kullandılar.
The athlete described the hit as a concussive blow to the head.
Sporcu, o darbenin kafasına aldığı **sarsıcı** bir darbe olduğunu söyledi.