"concession" in Turkish
Definition
Ödün, bir müzakerede isteyerek vazgeçilen şey veya bir otorite tarafından verilen özel hak ya da ayrıcalıktır. Şirketlere belirli yerlerde faaliyet izni verilmesi gibi örnekleri vardır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve iş görüşmelerinde kullanılır. 'make a concession' (ödün vermek), 'concession stand' (büfe) gibi farklı anlamlara dikkat edilmelidir. Uzlaşma veya özel hak bağlamında kullanılır.
Examples
He made a concession to end the argument.
Tartışmayı sonlandırmak için bir **ödün** verdi.
They were happy with the new concession from management.
Yönetimin yeni **ödünü**nden memnun kaldılar.
The food concession in the stadium sells popcorn.
Stadyumun **büfesi** patlamış mısır satıyor.
If you want an agreement, you're going to have to make some kind of concession.
Bir anlaşma istiyorsan, bir şekilde **ödün** vermek zorundasın.
The government granted a mining concession to the foreign company.
Hükümet, yabancı şirkete madencilik **ayrıcalığı** verdi.
During the debate, both sides refused to make any concessions.
Tartışma sırasında iki taraf da hiçbir **ödün** vermedi.