"conceit" in Turkish
Definition
Kibir, kişinin kendisine veya yeteneklerine aşırı derecede güvenmesi ya da övünmesidir. Edebiyatta ise sıra dışı bir mecaz veya özgün bir fikir anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada nadir kullanılır; daha çok edebi ve resmi metinlerde rastlanır. Edebiyatta uzun veya dikkat çekici bir mecaz anlamında geçer. 'Concept' veya 'conceited' ile karıştırmayın.
Examples
Her conceit made her unpopular among her classmates.
Onun **kibri**, sınıf arkadaşları arasında sevilmemesine neden oldu.
He spoke with great conceit about his achievements.
Başarıları hakkında büyük bir **kibir**le konuştu.
The poet used an unusual conceit in her latest poem.
Şair, son şiirinde sıradışı bir **alışılmadık mecaz** kullandı.
His constant conceit kept people at a distance.
Onun sürekli **kibri** insanları uzaklaştırıyordu.
There's a clever conceit at the heart of this novel.
Bu romanın merkezinde akıllıca bir **alışılmadık mecaz** var.
She hides her conceit behind polite words.
O, kibarlık sözlerinin arkasında **kibir**ini gizler.