"compulsory" in Turkish
Definition
Bir şey zorunluysa, yasa veya kurallara göre yapılması şarttır; seçim hakkınız yoktur.
Usage Notes (Turkish)
'Zorunlu' ve 'mecburi' genellikle resmi, hukuki ve kurallarla ilgili durumlarda kullanılır; 'compulsory education' (zorunlu eğitim) gibi sıkça karşılaşılır.
Examples
Wearing a seat belt is compulsory in most countries.
Çoğu ülkede emniyet kemeri takmak **zorunlu**dur.
Attendance at the meeting is compulsory.
Toplantıya katılım **zorunlu**dur.
Math is a compulsory subject at this school.
Bu okulda matematik **zorunlu** bir derstir.
Vaccinations are compulsory for all students here, so make sure you get yours.
Burada tüm öğrenciler için aşı olmak **zorunlu**, bu yüzden mutlaka aşı olun.
It’s compulsory to register your car within 30 days.
Arabanı 30 gün içinde kaydettirmek **zorunlu**dur.
Don’t forget—safety training is compulsory before you start work.
Unutma—çalışmaya başlamadan önce güvenlik eğitimi **zorunlu**dur.