아무 단어나 입력하세요!

"complicit" in Turkish

suç ortağısuçta payı olan

Definition

Başka kişilerle birlikte yasa dışı veya ahlaki olarak yanlış bir faaliyete bilerek katılmak ya da göz yummak.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve hukuki bağlamda kullanılır; genellikle 'in' ile ('complicit in a crime') görülür. Bilerek katılma veya görmezden gelme anlamına gelir. 'explicit' ile karıştırmayın.

Examples

He was found complicit in the crime.

O, suçta **suç ortağı** olduğu tespit edildi.

They were complicit in the plan to cheat.

Onlar, hile yapma planında **suç ortağı**ydı.

She denied being complicit in any wrongdoing.

Herhangi bir suça **suç ortağı** olduğunu reddetti.

If you stay silent, you become complicit in their actions.

Sessiz kalırsanız, onların eylemlerinde **suç ortağı** olursunuz.

Many people were complicit by turning a blind eye to the problem.

Birçok kişi, sorunu görmezden gelerek **suç ortağı** oldu.

He refused to be complicit and reported the fraud.

O, **suç ortağı** olmayı reddetti ve dolandırıcılığı ihbar etti.