아무 단어나 입력하세요!

"complacent" in Turkish

kendine fazla güvenenrehavete kapılmış

Definition

Kendiyle veya başarılarıyla fazla memnun olup sorunları görmemeye ve gelişmeyi bırakmaya başlamak anlamına gelir. Genellikle olumsuz anlamda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla olumsuz; tehlikelerden veya eksiklerden habersiz, aşırı rahat kişiler için. 'become', 'grow', 'remain' gibi fiillerle sıkça kullanılır. 'Content' olumlu kabulken, 'complacent' tembellik ya da ilgisizlik ima eder.

Examples

If we grow complacent, we'll miss new opportunities.

Eğer **rehavete kapılırsak**, yeni fırsatları kaçırırız.

He was so complacent that he ignored all the warnings.

O kadar **kendine fazla güveniyordu** ki tüm uyarıları görmezden geldi.

She became complacent after winning the prize.

Ödülü kazandıktan sonra **rehavete kapıldı**.

Don’t be complacent about your grades.

Notlarına karşı **kendine fazla güvenme**.

The team became complacent after a few wins.

Takım birkaç kez kazandıktan sonra **rehavete kapıldı**.

You can’t afford to get complacent in a fast-changing market.

Hızla değişen bir piyasada **rehavete kapılmamalısın**.