"compensating" in Turkish
Definition
Bir kayıp, hata veya eksikliği gidermek için bir şey yapmak; eksik olanı dengelemek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, teknik veya iş alanlarında kullanılır. Genellikle 'for' ile beraber kullanılır ('compensating for...'). Günlük konuşmada nadiren geçer.
Examples
She is compensating for her absence by working extra hours.
O, yokluğunu fazla mesai yaparak **telafi ediyor**.
The team is compensating for the loss of a player.
Takım, bir oyuncu kaybını **telafi ediyor**.
He is compensating by helping more at home.
O, evde daha fazla yardımcı olarak **telafi ediyor**.
After missing the bus, Sarah tried compensating by walking faster.
Otobüsü kaçırdıktan sonra Sarah daha hızlı yürüyerek **telafi etmeye çalıştı**.
The company is compensating for lower sales with more advertising.
Şirket, düşük satışları daha fazla reklamla **telafi ediyor**.
Sometimes people start compensating for insecurity by acting overly confident.
Bazen insanlar güvensizliğini aşırı kendine güvenerek **telafi etmeye** başlar.