"compatriot" in Turkish
Definition
Vatandaş, aynı ülkenin vatandaşı olan veya o ülkeden biri anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya nötr ortamlarda kullanılır. Yurt dışında veya tarihi bağlamlarda ortak milliyeti vurgulamak için uygundur. Farklı ülkelerin vatandaşları için kullanılmaz.
Examples
I met a compatriot at the airport.
Havaalanında bir **vatandaş** ile karşılaştım.
She talked with her compatriot about home.
Evinden **vatandaşı** ile konuştu.
Many compatriots live in this city.
Bu şehirde birçok **vatandaş** yaşıyor.
Whenever I travel, running into a compatriot makes me feel less alone.
Seyahat ettiğimde bir **vatandaş** ile karşılaşmak beni daha az yalnız hissettiriyor.
He introduced me to his group of compatriots from university.
Beni üniversiteden **vatandaş** grubuyla tanıştırdı.
Our compatriots overseas sent help after the disaster.
Felaketin ardından yurt dışındaki **vatandaşlarımız** yardım gönderdi.