"communicator" in Turkish
Definition
Bilgiyi, fikirleri veya duyguları başkalarına açık ve etkili bir şekilde ileten kişidir.
Usage Notes (Turkish)
'iyi iletişimci' ya da 'etkili iletişimci' gibi sıfatlarla sıkça kullanılır. Meslek değil, bir beceri özelliğidir.
Examples
She is a very good communicator.
O çok iyi bir **iletişimci**.
A communicator should listen as well as speak.
**İletişimci** yalnızca konuşmakla kalmamalı, aynı zamanda dinlemelidir.
Good communicators make meetings easier.
İyi **iletişimciler** toplantıları kolaylaştırır.
He’s not the best communicator, but he tries hard.
O en iyi **iletişimci** değil, ama çok çabalıyor.
If you want to lead a team, you have to be a strong communicator.
Bir ekibe liderlik etmek istiyorsanız, güçlü bir **iletişimci** olmanız gerekir.
I admire how clear a communicator she is, even when things get complicated.
Karmaşık durumlarda bile onun ne kadar açık bir **iletişimci** olduğunu takdir ediyorum.