"combative" in Turkish
Definition
Kolayca tartışmaya giren, agresif tavır sergileyen veya sürekli kendini savunmaya hazır kişi ya da davranış için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gereksiz tartışmacı ya da agresif tavır için, yani olumsuz anlamda kullanılır. 'Kişi', 'tavır' ya da 'ton' ile sık görülebilir. Yalnızca fiziksel kavga değil, sözlü tartışma için de geçerlidir. 'Rekabetçi' (competitive) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
He has a combative attitude in meetings.
Toplantılarda onun **kavgacı** bir tavrı var.
The child became combative when told to go to bed.
Yatması söylendiğinde çocuk **kavgacı** oldu.
Her combative nature often causes arguments.
Onun **kavgacı** yapısı sıkça tartışmalara neden olur.
You don’t have to get so combative every time we disagree.
Her fikir ayrılığında bu kadar **kavgacı** olmana gerek yok.
The debate turned heated thanks to his combative style.
Onun **kavgacı** tarzı sayesinde tartışma hararetlendi.
She can be friendly or combative, depending on her mood.
Moduna göre arkadaş canlısı ya da **kavgacı** olabilir.