"cohesive" in Turkish
Definition
Bir şey uyumlu veya bütünleşik olduğunda, parçaları birbirine iyi tutunur ve bütünüyle verimli çalışır. Örneğin bir ekip ya da anlaşılması kolay bir metin gibi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya akademik yazılarda kullanılır. 'Uyumlu takım', 'uyumlu paragraf' gibi ifadelerde yaygındır. Fiziksel nesneler için kullanılmaz; onun yerine 'yapışkan' tercih edilir.
Examples
The group worked well together and formed a cohesive team.
Grup iyi çalıştı ve **uyumlu** bir takım oluşturdu.
A cohesive essay is easy to understand.
**Uyumlu** bir deneme kolayca anlaşılır.
They want to create a more cohesive community.
Daha **uyumlu** bir topluluk oluşturmak istiyorlar.
Her ideas weren't very cohesive, so the presentation was a little confusing.
Fikirleri çok da **uyumlu** değildi, bu yüzden sunum biraz karışıktı.
Good leaders help their teams become more cohesive under pressure.
İyi liderler, baskı altında takımlarının daha **uyumlu** olmasına yardımcı olurlar.
If the story isn’t cohesive, readers might lose interest halfway through.
Hikaye yeterince **uyumlu** değilse, okuyucular yarıda ilgisini kaybedebilir.