아무 단어나 입력하세요!

"coexist" in Turkish

bir arada yaşamakbir arada var olmak

Definition

Farklı insanlar, hayvanlar ya da fikirlerin genellikle huzurlu şekilde aynı anda ve yerde bulunması ya da yaşaması.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla insan, hayvan, fikir ya da sistemlerin çatışma olmadan aynı alanda olması için kullanılır. 'Barış içinde bir arada yaşamak', 'ile bir arada yaşamak' sık kullanılır. Aşk ilişkilerinde pek kullanılmaz.

Examples

Cats and dogs can coexist in the same house.

Kediler ve köpekler aynı evde **bir arada yaşayabilir**.

Different cultures coexist in our city.

Şehrimizde farklı kültürler **bir arada yaşıyor**.

Sometimes old and new buildings coexist on the same street.

Bazen aynı caddede eski ve yeni binalar **bir arada var olur**.

I never thought my noisy roommates and I could coexist, but somehow, we made it work.

Gürültücü ev arkadaşlarımla **bir arada yaşayabileceğimi** hiç düşünmemiştim, ama bir şekilde başardık.

Wild animals and humans rarely coexist peacefully in crowded cities.

Yabani hayvanlar ve insanlar kalabalık şehirlerde nadiren barış içinde **bir arada yaşar**.

For progress, old traditions and new ideas need to coexist rather than fight each other.

İlerleme için, eski gelenekler ve yeni fikirlerin birbiriyle savaşmaktansa **bir arada var olması** gerekir.