"coddling" in Turkish
Definition
Özellikle bir çocuğa gereğinden fazla ilgi, koruma veya şefkat göstermek; bazen bu durum zararlı olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok ebeveynlik ve eğitimde, aşırı korunma anlamında ve olumsuz bir tonla kullanılır. 'coddling children', 'coddling behavior' gibi kalıplarda geçer; nesnelere değil, kişilere yönelik davranışlardadır.
Examples
Some parents believe that coddling is not good for children.
Bazı ebeveynler **aşırı şımartma**nın çocuklar için iyi olmadığını düşünüyor.
Teachers sometimes worry about coddling their students too much.
Öğretmenler bazen öğrencilerini **aşırı şımartma** konusunda endişe ederler.
Coddling can make it hard for kids to become independent.
**Aşırı şımartma** çocukların bağımsız olmasını zorlaştırabilir.
There's a fine line between caring and coddling your children.
Çocuğuna bakmak ile **aşırı şımartma** arasında ince bir çizgi vardır.
His grandmother's constant coddling made him a bit spoiled.
Büyükanne'nin sürekli **aşırı şımartması** onu biraz şımarık yaptı.
People sometimes criticize modern parenting for too much coddling.
Günümüz ebeveynliğinde çok fazla **aşırı şımartma** olması bazen eleştiriliyor.