아무 단어나 입력하세요!

"cob" in Turkish

koçan (mısır)cob ekmeği (bölgesel, İngiltere)cob (at cinsi)

Definition

'Cob', mısırın ortasındaki koçan kısmı, İngiltere'de yuvarlak bir ekmek çeşidi veya kısa ve güçlü bir at türünü ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

ABD'de genellikle mısırın koçanı anlamında kullanılır; İngiltere'nin bazı bölgelerinde yuvarlak ekmek için, at cinsi anlamı ise atçılıkta yaygındır. Bağlama dikkat edilir.

Examples

She threw the corn cob into the trash after eating the kernels.

Taneleri yedikten sonra mısırın **koçanını** çöpe attı.

He bought a hot cob from the bakery for lunch.

Öğle yemeği için fırından sıcak bir **cob ekmeği** aldı.

A cob is a strong, short horse often used for riding.

**Cob**, genellikle binicilik için kullanılan kısa ve güçlü bir at türüdür.

Have you ever tried grilling corn on the cob?

Hiç **koçandaki** mısırı ızgarada denedin mi?

In Nottingham, I ordered a filled cob for breakfast—it was delicious!

Nottingham'da kahvaltı için dolgulu bir **cob ekmeği** sipariş ettim—harikaydı!

The stable keeps several cobs because they’re calm and easy to ride.

Ahırda birkaç **cob** bulunuyor, çünkü onlar sakin ve binmesi kolay atlar.