아무 단어나 입력하세요!

"coagulate" in Turkish

pıhtılaşmakkoagüle olmak

Definition

Sıvının kimyasal bir reaksiyon sonucunda yoğun, katı ya da yarı katı hale gelmesi. Genellikle kan ya da süt gibi sıvıların pıhtılaşmasında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Coagulate' tıp, kimya ya da mutfak gibi teknik ve bilimsel alanlarda kullanılır. 'blood coagulates', 'milk coagulates' gibi ifadelerde yer alır. 'Yoğunlaşmak' veya daha genel 'katılaşmak' ile karıştırmayın.

Examples

When you cut yourself, your blood will begin to coagulate to form a scab.

Kendinizi kestiğinizde, kanınız kabuk oluşturmak için **pıhtılaşır**.

Milk will coagulate if you add lemon juice to it.

Süte limon suyu eklerseniz, süt **pıhtılaşır**.

Certain chemicals can make liquids coagulate quickly.

Bazı kimyasallar sıvıların hızlıca **pıhtılaşmasını** sağlayabilir.

If the sauce gets too hot, it might coagulate and turn grainy.

Sos çok ısınırsa, **pıhtılaşabilir** ve tane tane olabilir.

Blood needs to coagulate quickly to stop the bleeding.

Kanın kanamayı durdurmak için hızlı **pıhtılaşması** gerekir.

"Watch out for the eggs — if you cook them too long, they'll coagulate and get rubbery," the chef warned.

'Yumurtalara dikkat et — çok pişirirsen **pıhtılaşır** ve lastik gibi olur,' diye uyardı şef.