"clothesline" in Turkish
Definition
Evde ya da bahçede, yıkanmış kıyafetleri kurutmak için asılan ip ya da tel.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle evin dışında kullanılır. Sadece 'ip' olarak da kullanılabilir: 'çamaşırları ipe asmak'. 'Clothing line' (moda markası) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
I hung my wet shirts on the clothesline.
Islak gömleklerimi **çamaşır ipi**ne astım.
The wind blew the socks off the clothesline.
Rüzgar çorapları **çamaşır ipi**nden uçurdu.
We put a new clothesline in the backyard.
Bahçeye yeni bir **çamaşır ipi** çektik.
After laundry day, the clothesline is always full.
Çamaşır günü sonrası **çamaşır ipi** her zaman dolu olur.
She forgot her jeans on the clothesline and it started to rain.
Kotunu **çamaşır ipi**nde unuttu ve yağmur başladı.
There’s nothing like sheets dried on a clothesline—they smell so fresh.
**Çamaşır ipi**nde kuruyan çarşaf kadar taze kokan bir şey yoktur.