"clawing" in Korean
Definition
Tırnak ya da pençeyle bir şeyi kuvvetli veya çaresizce kazımak, tırmalamak ya da yakalamak.
Usage Notes (Korean)
Genellikle hayvanlar için kullanılır, fakat insanlar için de çaresizlik ya da çaba anlarında ('clawing at the door') kullanılabilir. Yoğun bir mücadele ya da telaş hissettirir. Resmi dilde kullanılmaz.
Examples
The cat is clawing the sofa again.
Kedi yine koltuğu **tırmalıyor**.
He kept clawing at the locked door to get out.
O, dışarı çıkmak için kilitli kapıyı sürekli **tırmalıyordu**.
The puppy is clawing at my leg for attention.
Yavru köpek ilgi için bacağıma **tırmalıyor**.
I woke up to find my dog clawing at the bedroom door.
Uyandığımda köpeğimin yatak odası kapısını **tırmaladığını** gördüm.
She was clawing through her bag looking for her phone.
Çantasından telefonunu bulmak için **aceleyle karıştırıyordu**.
The man escaped the pit by clawing his way up the dirt walls.
Adam, toprak duvarları **tırmalayarak** çukurdan çıktı.