아무 단어나 입력하세요!

"clashing" in Turkish

uyuşmayançatışan

Definition

Birbirine uymayan, zıt veya bir arada kötü duran fikirler, renkler ya da kişilikler için kullanılır. Genellikle rahatsız edici ya da uyumsuz bir durumu anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Hem fiziksel (renk, desen) hem de soyut (fikir, kişilik, plan) uyuşmazlıklar için kullanılır. Fiziksel çatışmalar için 'clash' kullanılır, bu kelimeyle karıştırma. 'Clashing colors' ve benzeri ifadelerde yaygındır.

Examples

The two clashing colors look strange together.

Bu iki **uyuşmayan** renk birlikte tuhaf görünüyor.

Their clashing opinions made it hard to agree.

Onların **çatışan** fikirleri anlaşmayı zorlaştırdı.

She wore clashing patterns on her shirt and pants.

Gömleği ve pantolonunda **uyuşmayan** desenler vardı.

I can’t make it on Friday—our schedules are clashing.

Cuma günü gelemem—programlarımız **çakışıyor**.

Their clashing personalities make them argue all the time.

**Çatışan** kişilikleri yüzünden sürekli tartışıyorlar.

The designer liked the bold, clashing look for the new collection.

Tasarımcı, yeni koleksiyon için cesur ve **uyuşmayan** görünümü beğendi.