"clash against" in Turkish
Definition
Birisiyle ya da bir şeyle güçlü bir şekilde mücadele etmek, karşı karşıya gelmek ya da fikir ayrılığına girmek; fiziksel ya da mecazi olarak kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Spor, tartışma veya çatışma durumlarında sıkça kullanılır. Genellikle rakip ya da karşı tarafla birlikte geçer. Sadece 'rekabet' ya da 'fikir ayrılığı'ndan daha güçlü bir karşıtlık anlatır.
Examples
The two teams will clash against each other in the final.
İki takım finalde birbirleriyle **karşı karşıya gelecekler**.
Protesters clashed against the police during the march.
Protestocular yürüyüş sırasında polisle **çatıştı**.
Our opinions often clash against each other.
Fikirlerimiz sık sık birbirleriyle **çatışır**.
The new policy might clash against existing laws.
Yeni politika mevcut yasalarla **çatışabilir**.
Every time they discuss money, their ideas clash against each other.
Ne zaman para konuşsalar, fikirleri **çatışır**.
Their company will clash against strong competitors in the market this year.
Şirketleri bu yıl piyasada güçlü rakiplerle **karşı karşıya gelecek**.