"clad" in Turkish
Definition
Belirli bir kıyafeti giymiş veya bir malzeme ile kaplanmış olmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya betimleyici metinlerde, bir ismin önünde kullanılır ('armor-clad', 'white-clad'). Günlük konuşmada pek görülmez.
Examples
The knight was clad in shining armor.
Şövalye, parıldayan zırhla **giyinmiş**ti.
The roof is clad with red tiles.
Çatı kırmızı kiremitlerle **kaplanmış** durumda.
The children came to the party clad in costumes.
Çocuklar partiye kostümlerle **giyinmiş** olarak geldiler.
The mountain was clad in a blanket of snow by morning.
Sabaha kadar dağ kar örtüsüyle **kaplanmış**tı.
She always arrives clad in the latest fashion.
O, her zaman en yeni modayla **giyinmiş** gelir.
The old house stood, ivy-clad and mysterious, at the end of the lane.
Eski ev, sarmaşıklarla **kaplanmış** ve gizemli bir halde, sokağın sonunda duruyordu.