"chronicling" in Turkish
Definition
Olayları ayrıntılı şekilde ve zaman sırasına göre kaydetmek ya da belgelemek.
Usage Notes (Turkish)
'Chronicling' kelimesi, 'kaydetmek'ten daha resmî veya edebi bir anlam taşır. Genellikle tarih, seyahat veya kişisel deneyimler belgelenirken kullanılır ve sürekli bir süreci ifade eder.
Examples
He is chronicling his travels across Asia.
O, Asya yolculuğunu **kronik olarak kaydediyor**.
The writer spent years chronicling the city's history.
Yazar, şehrin tarihini yıllarca **ayrıntılı olarak belgeledi**.
She enjoys chronicling her daily life in a journal.
Günlük tutarak günlük hayatını **ayrıntılı olarak belgelemekten** hoşlanıyor.
His blog is chronicling his battle with illness.
Blogu, hastalıkla mücadelesini **ayrıntılı olarak belgelemektedir**.
They've been chronicling every step of the renovation for their followers.
Takipçileri için tadilatın her adımını **kronik olarak kaydediyorlar**.
Documentaries often involve chronicling years of someone's life.
Belgeseller genellikle birinin hayatının yıllarını **ayrıntılı olarak belgeleme** sürecini içerir.