"chirruping" in Turkish
Definition
Genellikle küçük kuşların veya böceklerin çıkardığı kısa ve ince, tekrarlayan seslerdir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle doğayı veya huzurlu ortamları betimlerken kullanılır. 'Cıvıldamak' büyük hayvanlar veya makineler için kullanılmaz.
Examples
The birds were chirruping in the morning.
Kuşlar sabahları **cıvıldıyordu**.
I heard crickets chirruping in the grass.
Çimenlerin arasında cırcır böceklerinin **cıvıldadığını** duydum.
The baby enjoyed the sound of sparrows chirruping.
Bebek, serçelerin **cıvıldama** sesinden hoşlandı.
We opened the window and listened to the garden full of chirruping birds.
Pencereyi açıp, bahçedeki **cıvıldayan** kuşları dinledik.
It was hard to nap with all those crickets chirruping outside my window.
Penceremin dışında bunca cırcır böceği **cıvıldarken** kestirmek zordu.
The forest was alive with the sound of insects chirruping at dusk.
Orman, akşam karanlığında böceklerin **cıvıltısı** ile canlanmıştı.