"chastising" in Turkish
Definition
Birinin hatasını yüksek sesle, ciddi şekilde eleştirmek veya azarlamak.
Usage Notes (Turkish)
Genelde üst makamdan alt makama yapılan sert sözlü uyarıdır; 'azarlamak' 'advice'dan sert, 'berate'den yumuşaktır. 'chastising someone for', 'publicly chastising' ifadeleriyle sık görülür.
Examples
The teacher was chastising the student for being late.
Öğretmen, geç kaldığı için öğrencisini **azarlıyordu**.
My mom is always chastising me for not cleaning my room.
Annem, odamı temizlemediğim için beni sürekli **azarlıyor**.
He was chastising his dog for barking too much.
O, köpeği fazla havladığı için **azarlıyordu**.
Instead of just chastising her employees, the manager offered helpful feedback.
Yönetici sadece çalışanlarını **azarlamak** yerine faydalı geri bildirim sundu.
She regretted chastising her friend in front of everyone.
O, arkadaşını herkesin önünde **azarladığı** için pişman oldu.
People on social media are quick at chastising others for small mistakes.
Sosyal medyada insanlar ufak hatalarda başkalarını **azarlamakta** çok hızlı.