"chaise" in Turkish
Definition
'Chaise' bir veya iki kişilik, at tarafından çekilen hafif ve açık bir faytondur; eski zamanlarda kullanılmıştır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada nadiren kullanılır; daha çok tarihi ya da antika konularında yer alır. 'Chaise lounge' (uzanma koltuğu) ile karıştırmayın.
Examples
The museum has a beautiful old chaise on display.
Müzede sergilenen güzel, eski bir **hafif açık fayton** var.
He arrived at the ball in a horse-drawn chaise.
Baloya atlı bir **hafif açık fayton**la geldi.
In the story, the young woman rode in a chaise through the countryside.
Hikâyede genç kadın, kırda bir **hafif açık fayton** ile yol aldı.
Back in the 1800s, traveling by chaise was considered quite fancy.
1800’lü yıllarda **hafif açık fayton**la seyahat etmek oldukça lüks sayılırdı.
Jane Austen’s characters are always hopping in and out of a chaise to visit neighbors.
Jane Austen’in karakterleri komşuları ziyaret etmek için sürekli **hafif açık fayton**a binip inerler.
You don’t see a chaise on the streets these days unless you’re at a historical reenactment.
Artık tarihi canlandırmalar dışında sokaklarda **hafif açık fayton** göremezsiniz.