"chaired" in Turkish
Definition
Bir toplantı veya etkinliği yönetip düzenli şekilde ilerlemesini sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi toplantılarda kullanılır, 'toplantıya başkanlık etmek', 'komiteye başkanlık etmek' şeklinde geçer. 'Sadece oturdu' anlamında değildir.
Examples
He chaired the meeting yesterday.
O, dün toplantıya **başkanlık etti**.
Sarah chaired the committee this year.
Sarah bu yıl komiteye **başkanlık etti**.
Who chaired the event last week?
Geçen hafta etkinliğe kim **başkanlık etti**?
Maria has chaired several international conferences.
Maria birçok uluslararası konferansa **başkanlık etti**.
I've never chaired a meeting this big before.
Bu kadar büyük bir toplantıya hiç **başkanlık etmedim**.
He chaired the session with confidence and kept everyone focused.
O, oturumu güvenle **yönetti** ve herkesin odaklanmasını sağladı.