아무 단어나 입력하세요!

"ceaseless" in Turkish

aralıksızdurmaksızın

Definition

Hiç durmadan, kesintisiz olarak devam eden.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok yazılı ve edebi anlatımlarda geçer. 'Aralıksız yağmur', 'aralıksız çaba' gibi ifadelerde kullanılır.

Examples

The ceaseless noise made it hard to sleep.

**Aralıksız** gürültü yüzünden uyumak zordu.

He admired her ceaseless curiosity.

Onun **aralıksız** merakına hayran kaldı.

The ceaseless rain flooded the streets.

**Aralıksız** yağmur sokakları su altında bıraktı.

After hours of ceaseless questions, the teacher looked exhausted.

Saatler süren **aralıksız** sorulardan sonra öğretmen bitkin görünüyordu.

His ceaseless optimism inspired everyone around him.

Onun **aralıksız** iyimserliği çevresindekilere ilham verdi.

I’m tired of the ceaseless notifications on my phone.

Telefonumda gelen **aralıksız** bildirimlerden yoruldum.