"cavernous" in Turkish
Definition
Çok büyük, derin ve genellikle boş olan şeyleri tanımlamak için kullanılır. Mağarayı andıran bir alan veya ses olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da edebi dilde kullanılır. Çoğunlukla büyük alanlar, gözler veya sesler için (ör. 'cavernous room', 'cavernous silence'). Boşluk ve genişlik vurgulanır.
Examples
The cavernous hall echoed with every step.
**Mağara gibi** salonda her adım yankılandı.
She looked into his cavernous eyes.
Onun **mağara gibi** gözlerine baktı.
His voice had a cavernous depth.
Onun sesinde **mağara gibi** bir derinlik vardı.
She walked into the cavernous warehouse and shivered at how empty it felt.
**Mağara gibi** depoya girdi ve ne kadar boş olduğunu görünce ürperdi.
His laughter sounded cavernous in the huge, empty room.
Büyük ve boş odada kahkahası **mağara gibi** yankılandı.
The abandoned theater felt strangely cavernous, despite its old red seats.
Terkedilmiş tiyatro, eski kırmızı koltuklara rağmen tuhaf şekilde **mağara gibi** hissettiriyordu.