"cauterize" in Turkish
Definition
Kanamayı durdurmak veya enfeksiyonu önlemek için yarayı sıcak alet veya kimyasal ile yakmak.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla tıbbi veya tarihi olarak kullanılır, günlük konuşmada nadirdir. Özellikle 'yarayı dağlamak' kalıbında yer alır.
Examples
Doctors used to cauterize wounds to stop bleeding.
Doktorlar eskiden kanamayı durdurmak için yaraları **dağlarlardı**.
The surgeon had to cauterize the area during the operation.
Cerrah ameliyat sırasında bölgeyi **dağlamak zorunda kaldı**.
They used a hot iron to cauterize the wound.
Yarayı **dağlamak** için kızgın demir kullandılar.
If the cut keeps bleeding, they might decide to cauterize it.
Kesik kanamaya devam ederse, onu **dağlamaya** karar verebilirler.
They had to quickly cauterize after the accident to avoid infection.
Kazadan sonra enfeksiyondan kaçınmak için hızla **dağlamak** zorunda kaldılar.
Some old movies show doctors cauterizing with a heated knife.
Bazı eski filmlerde doktorların kızgın bıçakla **dağladığı** görülüyor.