"cates" in Turkish
Definition
Bu kelime, genellikle özel günlerde sunulan, lezzetli ve nadir yiyecekleri ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Çok eski ve edebi bir terimdir; günümüzde günlük konuşmada kullanılmaz, genelde tarihi metinlerde karşınıza çıkar.
Examples
The table was full of delicious cates for the guests.
Masa, misafirler için lezzetli **yiyeceklerle** doluydu.
He could not resist the sweet cates offered at the festival.
Festivalde sunulan tatlı **leziz yiyeceklere** karşı koyamadı.
The queen enjoyed her rare cates every evening.
Kraliçe her akşam nadir **nefis yemekler**in tadını çıkarırdı.
Bring out the finest cates for our honored guests tonight!
Bu gece onur verdiğimiz misafirler için en güzel **leziz yiyecekleri** çıkarın!
He boasted that his cook could prepare unusual cates from every land.
Aşçısının dünyanın her yerinden alışılmadık **nadir tatlar** hazırlayabileceğiyle övündü.
After a long journey, nothing pleased them more than hearty cates and warm company.
Uzun yolculuğun ardından onları en çok memnun eden şey güzel arkadaşlık ve doyurucu **nefis yemekler**di.