"catapult" in Turkish
Definition
Mancınık, taş gibi nesneleri uzaklara fırlatmakta kullanılan bir alettir. Ayrıca birini ya da bir şeyi hızla yeni bir duruma yükseltmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle eski silahlar için kullanılır, ancak mecazi olarak ('catapult into fame' gibi) hızlıca bir duruma yükselmek anlamında da kullanılır. 'sapan' ve 'lastikli sapan'dan farklıdır.
Examples
The soldiers used a catapult to throw stones at the enemy.
Askerler, düşmana taş atmak için bir **mancınık** kullandılar.
Tom built a small catapult for his science project.
Tom, fen projesi için küçük bir **mancınık** yaptı.
A catapult can send objects flying a great distance.
Bir **mancınık**, nesneleri çok uzağa fırlatabilir.
Winning that award really catapulted her career.
O ödülü kazanmak gerçekten onun kariyerini **mancınıkla yükseltti**.
As kids, we made a backyard catapult to launch water balloons.
Çocukken, su balonları fırlatmak için arka bahçede bir **mancınık** yapmıştık.
Online trends can quickly catapult someone to internet fame.
Çevrim içi trendler birini hızla internet ünlüsü haline **getirebilir/mancınıkla yükseltebilir**.