"cataleptic" in Turkish
Definition
Kişinin kaslarının sertleşip tepkisiz kaldığı, genellikle katalepsi adlı tıbbi bir durumda görülen haldir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi, psikolojik veya edebi bağlamda kullanılır. Günlük konuşmada nadiren geçer; aşırı hareketsizlik için mecazi olarak da kullanılabilir.
Examples
The patient lay in a cataleptic state for hours.
Hasta saatlerce **kataleptik** halde yatıyordu.
A cataleptic fit makes it hard to move or speak.
**Kataleptik** nöbet sırasında hareket etmek veya konuşmak zordur.
He looked almost cataleptic when he heard the shocking news.
Şok edici haberi duyduğunda neredeyse **kataleptik** görünüyordu.
She went completely cataleptic during the hypnosis session.
Hipnoz sırasında tamamen **kataleptik** oldu.
The movie’s villain froze in a cataleptic trance, unable to react.
Filmin kötü karakteri **kataleptik** bir transa kapılarak tepki veremedi.
After the accident, his body became almost cataleptic from the shock.
Kaza sonrası şoktan bedeni neredeyse **kataleptik** hale geldi.