아무 단어나 입력하세요!

"carouse" in Turkish

âlem yapmakiçip eğlenmek

Definition

Topluca içki içip yüksek sesle eğlenmek ve kutlama yapmak.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmalarda pek kullanılmaz, daha ziyade edebi veya anlatı dilinde rastlanır. Aşırı alkol tüketimi ve coşkulu kutlama anlamını taşır.

Examples

They like to carouse on New Year's Eve.

Onlar yılbaşı gecesi **âlem yapmayı** severler.

After the big win, the team decided to carouse all night.

Büyük zaferden sonra takım tüm gece **âlem yapmaya** karar verdi.

It is not wise to carouse before an important meeting.

Önemli bir toplantıdan önce **âlem yapmak** akıllıca değildir.

They spent the whole festival weekend carousing with friends.

Festival haftasonunun tamamını arkadaşlarıyla **âlem yaparak** geçirdiler.

In college, he used to carouse at every party he could find.

Üniversitedeyken bulduğu her partide **âlem yapardı**.

After months apart, the old friends reunited and caroused like old times.

Aylar sonra tekrar buluşan eski arkadaşlar, eskisi gibi **âlem yaptı**.