"callousness" in Turkish
Definition
Başkalarının duygularına karşı ilgisiz ve acımasız davranış sergileme durumu.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok eleştirici ve resmi ifadelerde kullanılır; birinin kasıtlı olarak acımasız veya ilgisiz olduğunu belirtmek için uygundur. Sıradan unutkanlık için kullanılmaz.
Examples
His callousness shocked everyone at the meeting.
Toplantıdaki onun **duyarsızlığı** herkesi şoke etti.
I was hurt by her callousness toward my problems.
Onun sorunlarıma karşı gösterdiği **duyarsızlık** beni üzdü.
Callousness is never the right response to someone’s pain.
Birinin acısına karşı **taş kalplilik** asla doğru bir tepki değildir.
People were stunned by the callousness of his comments about the accident.
Kazayla ilgili yorumlarındaki onun **duyarsızlığı** insanları şaşırttı.
Her callousness made it clear she didn’t care who got hurt as long as she won.
Onun **duyarsızlığı**, kazanmak için kimin zarar gördüğünün umurunda olmadığını açıkça gösterdi.
The manager’s callousness towards his employees was obvious during the layoffs.
İşten çıkarmalar sırasında müdürün çalışanlarına karşı gösterdiği **duyarsızlık** çok açıktı.