"calibrated" in Turkish
Definition
Bir cihaz ya da sistemin doğru sonuç verecek şekilde ayarlanmış veya hassas şekilde planlanmış olması.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknik ve bilimsel alanlarda kullanılır. 'calibrated instrument', 'calibrated response' gibi deyimler yaygındır; canlılar için kullanılmaz.
Examples
The thermometer is calibrated for accurate measurements.
Termometre, doğru ölçüm için **kalibre edilmiş**tir.
We use a calibrated scale to weigh the ingredients.
Malzemeleri tartmak için **kalibre edilmiş** terazi kullanıyoruz.
This sensor must be calibrated before use.
Bu sensör, kullanılmadan önce **kalibre edilmiş** olmalıdır.
Her response was perfectly calibrated to calm everyone down.
Onun tepkisi herkesi sakinleştirmek için mükemmel şekilde **kalibre edilmiş**ti.
We need a calibrated approach if we want this project to succeed.
Bu projenin başarılı olması için **kalibre edilmiş** bir yaklaşım gerek.
Those machines are only accurate if they're properly calibrated.
Bu makineler, yalnızca düzgün şekilde **kalibre edilmiş** olursa doğrudur.