아무 단어나 입력하세요!

"cackling" in Turkish

kahkaha atmakgıdaklamak (tavuk)

Definition

Yüksek, tiz ve bazen rahatsız edici bir kahkaha. Ayrıca tavukların çıkardığı sesi de anlatır.

Usage Notes (Turkish)

‘Cackling’ genellikle yüksek sesli, keskin ve bazen alaycı veya sinir bozucu gülmeyi tarif eder. Birden fazla kişinin yüksek sesle gülmesi veya tavukların çıkardığı ses için uygundur.

Examples

The group was cackling about a funny joke.

Grup komik bir şaka hakkında **kahkaha atıyordu**.

I heard chickens cackling in the yard.

Bahçede tavukların **gıdakladığını** duydum.

She started cackling loudly during the movie.

Film sırasında yüksek sesle **kahkaha atmaya** başladı.

Their cackling could be heard all the way down the hall.

Onların **kahkahası** tüm koridordan duyulabiliyordu.

He burst out cackling at the ridiculous idea.

Saçma fikre aniden **kahkaha attı**.

The women sat around the table cackling over old memories.

Kadınlar masanın etrafında oturup eski anıları **kahkaha atarak** paylaşıyorlardı.