"burst your bubble" in Turkish
Definition
Birinin heyecanını, umudunu ya da hayalini bozan, onları hayal kırıklığına uğratan bir şey söylemek ya da yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve esprili bir şekilde, hayal kırıklığı yaratacak bir gerçeği nazikçe söylemek için kullanılır. Fiziksel bir zarar anlamı yoktur.
Examples
I don’t want to burst your bubble, but there is no school today because of the snow.
Senin **hayallerini yıkmak** istemem ama bugün kar nedeniyle okul yok.
She didn’t mean to burst your bubble, she just told the truth.
O senin **hayallerini yıkmak** istemedi, sadece gerçeği söyledi.
Sorry to burst your bubble, but that shirt is on backward.
**Hayallerini yıktığım** için üzgünüm ama gömleğin ters giymişsin.
Hate to burst your bubble, but that movie isn’t out yet.
**Hayallerini yıkmak** istemem ama o film daha vizyona girmedi.
'I thought I won the lottery!' 'Sorry to burst your bubble, the numbers don’t match.'
'Piyangoyu kazandım sandım!' 'Üzgünüm, **hayallerini yıkmak** istemem ama numaralar uyuşmuyor.'
Just to burst your bubble a bit, the vacation isn’t as cheap as it looks online.
**Hayallerini biraz yıkmak** gerekirse, tatil aslında internette göründüğü kadar ucuz değil.