"burdened" in Turkish
Definition
Çok fazla iş, sorumluluk ya da endişe yüzünden kendini baskı altında veya ezilmiş hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle birinin çok sorumluluğu ya da stresi olduğunda kullanılır. 'burdened with debt', 'burdened by guilt' gibi ifadelerde sıkça geçer, resmî veya yazılı dilde yer alır.
Examples
She felt burdened by her many responsibilities.
O, birçok sorumluluğundan dolayı kendini **yük altında** hissetti.
The donkey was burdened with heavy bags.
Eşek, ağır çantalarla **yüklenmiş** durumdaydı.
He looked burdened by sadness.
O, üzüntüyle **yüklenmiş** görünüyordu.
I don't want you to feel burdened by my problems.
Benim sorunlarımdan dolayı **yük altında** hissetmeni istemiyorum.
After getting the bill, he suddenly felt burdened with debt.
Faturayı alınca birden **borç yükü altında** hissetti.
She sounded burdened every time we talked about work.
Ne zaman işten bahsetsek, sesi hep **yük altında** geliyordu.